Sık Kullanılanlara Ekle

:.: İSLAMİ YÖNELİŞ :.:
Zindanda Bir Ramazan’ı Daha Yaşamak | BAYRAM RÖTAR YAPTI | "İslam Mekke'de önce kavram üstünlüğünü kurmuştu" | Kerrubi’nin eşinden Devrim liderine mektup | Basiret Dergisi yayın hayatına başladı | İslamoğlu: ‘İnsanlar parti mülahazasıyla değil vicdan, adalet ve hakkaniyet duygularıyla sandığa gitmeliler’ | Bazı Dâvetçi Müslümanlardan Referanduma Dair Zaruri Açıklama | Bazı Referandum EVET çilerine Açık Mektup | Mahalle imamları halkı ziyaret edecek, sorunlarını dinleyecek | Kapitalist sistemlerde kadına zulüm ediliyor |
 

ARAMA

New Page 2

Duyurular

Editörden

 MÜKERREM BULUT

OYSA DOST!

Üye Giriş

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

 

Kim Kimdir

 

İSLAMİ YÖNELİŞ

Anket

KUR\'ANI NASIL OKUMALIYIZ?

Seçenekler
ELİMİZDEKİ MUSHAFA GÖRE
FARKETMEZ
NÜZUL SIRASINA GÖRE

Sonuçları Göster

Çok Okunanlar

Zindanda Bir Ramazan’ı Daha Yaşamak

İSLAMİ YÖNELİŞ
İhvan-ı Müslimin Nereye Gidiyor?(M.Mehdi AKİF)
27/10/2009
Muhammed Mehdi AKİF

Muhammed Mehdi AKİF

Mısır’daki siyasi ya da genel durumu gözlemleyen kişi kendisini üzücü bir portreyle karşı karşıya bulur. Hiç kimsenin uzun bir geçmişe, farklı sömürgecilik, zulüm ve saldırı savaşlarında önemli pozisyonlarına sahip olan bu medeniyet ülkesinin başına gelenlere inanması mümkün değildir.

Yine Arap ve Müslüman ülkelerin halini gözlemleyen kişi Mısır’ın yaşadığı bu halin -halklar ile hükümetler arasındaki gediğin büyümesinden sonra- istisna olmadığını idrak eder. Ümmet her gün, rejimlerin Müslüman ve Arap ülkelerindeki reformculara ve hak sahiplerine karşı takındıkları düşmanlık ve husumetin şiddetiyle en büyük servetlerini, şerefli ihlaslı evlatlarını kaybeder oldu.

Mısır’da İhvan’a karşı tutuklama, karalama kampanyaları ve gerekçesiz gerginliği tırmandırma çalışmaları ile İslam dünyasının diğer bölümünde Pakistan’da devletin –Amerika’nın direktiflerine doğrudan icabet ederek- vatandaşları korumak için bulunması gereken silahlı güçleri Veziristan ve Vadi Svat’ta insanları öldürmek ve evlerini yıkmak için kullanması arasında… Bu iki portre arasında bir çizgi var. Bu çizgi hakim olan rejimlerimizin politikaları ve pozisyonlarının geldiği bozulma ve sendeleme halini gözler önüne seriyor.

Bu müzmin zulüm ve istibdat hali Mısır’da ve Müslüman Arap ülkeleri bazında daha önce görülmediği kadar zayıflığa sebep oldu. Aynı ümmetin kardeş ülkelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini zayıflattı. Aynı şekilde farklı siyasi, ekonomik ve uygarlık düzeyinde Müslüman Arap ülkeleriyle diğer ülkeler arasındaki etkileşimi de zayıflattı. Bu durum ümmeti uluslar arası uygarlık yarışından ve insanlık yürüyüşü kafilesinden çıkardı.

Böylece Araplar ve Müslümanlar çağdaş sorunlarımızdan tamamen uzaklaştılar. Hatta bu sorunların tartışılması ve onlarla ilgili kararlar alınması bizim haricimizde gerçekleşir oldu. Hangimiz medyada “iklim değişikliği konusunda Arap ya da İslami ülkelerin konumu” ifadesini taşıyan bir haber okudu ya da duydu? Tabiiki hiç kimse. Çünkü hiç kimse bizimle ilgilenmiyor ve siyasi rejimlerimiz sebebiyle konumumuza, görüşlerimize değer vermiyor.

Bundan daha kötüsü ümmetin alçalması; geleceğimizle alakalı kararların diğer ülkelerin başkentlerinde alınması raddesine kadar vardı.

Örnek olarak:

Ortadoğu’da barış operasyonu olarak adlandırılan şeyden sorumlu uluslar arası dörtlü komisyonda bir Arap üye var mı?

İran’ın nükleer dosyasından sorumlu 5+1 uluslar arası grubunda Arap ya da Müslüman bir üye var mı?

Bu iki durum ve buna benzer durumlara verilecek cevap tabiiki hayır olacaktır. Üstelik zayıflık hali Arap ve Müslümanların servetleri yabancıların kontrolüne –bu yabancı ister dost ister düşman ya da gücüyle sınırlarımızdaki barışı koruyan biri olsun- geçme derecesine kadar varmıştır.

Mısır’ın durumunda üzerimize çöreklenen yönetim politikaları dini ve ulusal bağlılığı zayıflattı, Mısır’ın Arap-İslam muhitinden, farklı dış siyasi çevrelerden ve Mısır’ın ulusal güvenliğinden uzaklaşmasına sebep oldu. Bu nedenle Mısır’ın dışarıdaki rolü ürkütücü bir şekilde zayıfladı, bu durum onun ulusal güvenliğine zarar verecek meselelerin özüne kadar işledi. Sudan ve Filistin meselesinin durumu da bunun gibidir.

Bunun doğal bir sonucu olarak Mısır’ın Arap ve İslami güç denkleminden çıkarılmasıyla ümmet temel kalkanını kaybetmiş oldu. Mısır tarih boyunca bölgenin lokomotifi olmuştur. Arap ve Müslümanların işlerine dış müdahale kapısı ardına kadar açıldıktan sonra Mısır ulusal güvenliği en basit tarifiyle şu maddeleri içerir oldu:

1-Kanun ve anayasanın belirlediği toplumdaki varolan hayat modelinin muhafaza edilmesi ve farklı yasal kurumların bunu koruması.

2-Herhangi bir gerekçeyle yapılabilecek ihlallerin sınırlarının korunması.

3-Vatan varlığının bütün ulusal sembollerinin, maddi ve manevi mevcudatının korunması.

Bu mantığa aykırı olarak, hükümetimiz olmaması durumunda ulusal iç güvenliğin çökeceği iç cepheyi güçlendirmek için çalışmak yerine şereflileri tutukluyor, şüpheli hedeflerinin gündemini korumak için reformcuların sesini kesiyor. Bu hedeflerin başında ise vatanın servetlerini çalan ve zenginlikleri yağmalayan yolsuzluk ve bozguncu takımını korumak geliyor.

İhvan’ın tutuklamalardan, para ve fikirlerinin çalınmasına kadar başına gelenlere ve grubun basın tarafından sıkıştırılması ile adının karalanması kampanyalarına baktığımızda, kendimizi pusulayı kaybetme, rejimden yana yön alma ve gerçekten değişim ile reform istememe haliyle karşı karşıya buluruz.

Rejimin diktatörlüğü ve yönetimde tek olmayı istemesiyle –Allah’ın yarattığı ve değişim ile katılımın zorunlu olduğu maddesini içeren evrenin kurallarına aykırı olmakla beraber- rejim şuan İhvan’a karşı rasgele kampanyasına başladı. Çünkü onlar yolsuzluğu ortaya çıkardılar. Çünkü rejim, gelecek seçimlerde seçmenin iradesine hile karıştırma planlarına karşı İhvan’ın yaptığı söylemlerin tehlikesini hissetti. İhvan rejimin Filistin meselesindeki konumunu ortaya çıkardı. Bu konum bu şerefli vatanın İslami ve ulusal mücadele tarihindeki parlak sayfasına çok kara bir aşama olarak geçti. Bu konum Aralık-Ocak ayında Gazze’ye yapılan Siyonist saldırı süresince rejimin alçak konumunda ifadesini buldu.

Bu şerefli vatan adına atılan yalan sloganlar ve ulusal çıkarlarla Mısır rejimi tarihin gaspçı, sömürgeci olarak tanıdığı en menfur varlıkla işbirliğine gitti. Gazze’deki çocukların, şehitlerin ve yaşlıların ruhları onlara haksızlık eden, onların yaşamasına izin vermeyen, hatta izzet içinde ölmelerine bile izin vermeyen herkese lanet edecek.

Bundan daha tehlikelisi İhvan, şimdi ve ileriki aşamada Ortadoğu’daki durumu düzenlemek için rejimin Amerika ve Siyonist planlarıyla işbirliği ve uyum sağladığını ortaya çıkardı.

İhvan bütün bunları ortaya çıkardığı için, uluslar arası rejim ve onun taraftarlarının nefret ettiği erdeme çağırdığı, yaptığı şeyi söylediği, namuslu olduğu, geçmişi temiz olduğu için onlarla savaşılması, adlarının ve sembollerinin karalanması gerekiyordu. Sadece ve sadece bu ülkenin ve kulların hayrı için çabalayan bir cemaat olmaları sebebiyle bütün bunlar oldu. Bütün bunlar İhvan’ı vurmak için elinden geleni ardına koymayan bu rejimin istemediği şeylerdir. Çünkü rejim İhvan’ın uzun süren bir uyku döneminden sonra bu milletin ümidi olduğunu çok iyi bilmektedir.

Ancak İhvan, hak yolundan şaşmayacağını ve 3 Mart 2004 yılındaki girişimlerinde açıkladığı ve seçtiği reform yolunda gideceğini vurguladı. İşte gideceği yol:

-Her türlü yabancı hakimiyetini reddediyorlar, Mısır’ın ve Müslüman Arap bölgesinin işlerin yapılan yabancı müdahalesinin her çeşidini kınıyorlar.

-Kapsamlı bir reformun İslami, ulusal bir istek olduğunu düşünüyorlar. Özgür ve saygın bir hayat, kapsamlı bir kalkınma, adalet, hürriyet, eşitlik ve şurayı kurmayı hedefleyen reformu gerçekleştirecek girişimde asıl söz sahibi ve sorumlu olanın halk olduğunu ifade ediyorlar.

-Hayatın diğer alanlarında reform olması için siyasi reform yapılması gerekiyor. Mısır’da ve diğer Arap ülkelerinde yaşam alanları kısa zamanda dibe vuracak kadar hızlı bir düşüş kaydediyor.

-Bu reformun önderliğini yapmak bir hükümetin ya da herhangi bir siyasi gücün tek başına yapabileceği iş değildir. İhvan herkesi sorumluluğunu yüklenmeye çağırıyor. Çabaların birleştirilmesine sebep olacak genel ulusal reformun sadece bölgenin tasfiye edilmesini hedefleyen planlara karşı durmak için değil, tökezlediğimiz yerden kalkmak ve sorunlarımızı tedavi etmek için olduğunu açıklıyorlar.

Ben yüce hedefimiz gerçekleşinceye kadar İhvan’ı -her nerede olurlarsa olsunlar ve bu onlara neye mal olursa olsun- sabır ve hak üzerinde sebata, her yerde rollerini oynamaya çağırıyorum. Bu hedef ise ülkemizde ve bütün ümmet içinde İslami kalkınma projesinin gerçekleşmesidir. Bu hedef ancak halkla ve sadece halkla gerçekleşecektir. Çünkü ümmetin yaşadığı hali değiştirmeye muktedir olan odur. Özellikle de hakim rejimlerin sadece tahtlarında kalmak için emaneti kaybetmiş, ülkelerin ve halkların aleyhinde düşmanla ittifak etmiş olduğunun ortaya çıkmasından sonra bunu ancak halk yapabilir.

Reform yolunda giden herkese aydınlık meşaleleri taşımaları için bütün mahlukatın rabbinin tavsiyesini hatırlatıyorum: {Ey iman edenler! Sabredin, tahammül edin, uyanık olun, Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.}Ali İmran/200 {Allah işinde galiptir ama insanların çoğu bilmez} Yusuf/21

* İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif'in 22 Ekim Perşembe günü yayınladığı bu risalesi, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.

 Bu Haber 307 Defa Okundu...

22/07/2010 - 18:54 Seyyid Ali Hamanei "Tevhid"(2)

22/07/2010 - 18:51 Seyyid Ali Hamanei "Tevhid"(1)

13/06/2010 - 19:36 Ahmet el-Katip Mehdi Beklemeyen Bir Şii / Hamdi Et-TAHAVİ

24/04/2010 - 17:36 Direnişin Dünü ve Geleceği

14/01/2010 - 21:50 Tevhid Mücadelesine Genel Bakış / Seyyid Ali Hamaney

07/12/2009 - 22:33 İmam Humeyni'nin dilinden İslami uyanış: Dünya mustaz'afları ayaklanın...

11/11/2009 - 21:15 Siyonizme Karşı Mücadele

27/10/2009 - 21:17 İhvan-ı Müslimin Nereye Gidiyor?(M.Mehdi AKİF)

11/10/2009 - 23:22 Kudüs ve Aksa…Başarısız Komplo (M.Mehdi AKİF)

06/09/2009 - 23:38 İmam Humeyni fundamentalist miydi? / Ali Ekber Kayyumi Ebrkûyi

23/08/2009 - 23:58 Ramazan ve Sorumluluklarımız (M.Mehdi AKİF)

27/07/2009 - 23:09 İslam ne zaman çözüm olur?(Raşid GANNUŞİ)

06/06/2009 - 21:36 İSLAMIN İSLAMLA SAVAŞI NE ZAMANA KADAR SÜRECEK? 

03/05/2009 - 00:45 İslami uyanış, öze dönüş ve savunması (Fehmi HÜVEYDİ)

22/03/2009 - 00:24 SON HUTBE:AŞK/Şehid Muhammed Bakır Es-Sadr

02/02/2009 - 00:34 HAMAS Resmi Sözcüsü Dr. Sami Ebu ZUHRİ : Gazze’nin Zaferi Tüm Ümmetin Zaferi Olacaktır.

17/09/2008 - 23:37 KALKINMA OKULU RAMAZAN (Raşid El-GANNUŞİ)

04/09/2008 - 21:50 İRAN NE İSTİYOR?(Ali Ekber VELAYETİ)

31/08/2008 - 18:52 İSLAM'DA İNSAN HAKLARI (GANNUŞİ)

29/05/2008 - 21:49 DÜŞMANA TAVİZ VERMEYİN! (Fidel CASTRO)

24/05/2008 - 23:52 GAZZE VE LÜBNAN'DAN MESAJLAR (Raşid GANNUŞİ)

16/03/2008 - 10:02 FADLULLAH: "İSLAM DÜNYASI BAŞKALARININ SAVAŞ ALANI"

25/02/2008 - 22:31 BATIDA İSLAM'IN TANINMASI YOLUNDAKİ SARSINTILAR (RAŞİT EL-GANNUŞİ)

12/02/2008 - 21:14 İRAN İSLAM DEVRİMİNİN KAZANILMASI

09/01/2008 - 23:41 BUTTO SUİKASTİNDEN SONRA PAKİSTAN VE ABD POLİTİKASI DEĞİŞİYOR (İkbal SIDDIKİ)

19/12/2007 - 23:46 DÜNYA MÜSLÜMAN ALİMLER BİRLİĞİNİN BİLDİRİSİ

12/12/2007 - 23:30 TAHRAN'IN "KARAR VERİCİSİ'YLE" YÜZLEŞME

14/11/2007 - 21:08 FİLİSTİN'Lİ BİR MÜLTECİNİN HEZEYANLARI

07/11/2007 - 00:30 Holocaust çocukları Gazze'yi yeni bir Varşova Gettosu'na çeviriyor

25/10/2007 - 20:21 PAKİSTAN’DA Kİ İSLAMİ HAREKETİN TRAJİK İFLASI

20/09/2007 - 02:35 MESCİD-İ AKSA İÇİN YENİ BİR TEHDİT

17/09/2007 - 21:09 FİLİSTİNLİLER GAZZE'DE YENİ BİR FELAKETLE KARŞI KARŞIYA

17/09/2007 - 21:06 LAL MESCİDİ OLAYINDAN ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER

04/09/2007 - 22:44 İSLAM TOPLUMLARINA PEYGAMBER MODELİ

30/08/2007 - 23:54 EL-KAİDE HAYALETİ MISIR'A GERİ GELİYOR.

29/08/2007 - 00:51 DİRENİŞ AHLAKLI OLMALI

26/08/2007 - 04:00 ASIL DÜŞMANIN DOĞASINI HATIRLAMAK

22/08/2007 - 00:04 DÜŞÜNCELERİ ÖLDÜREMEZSİN
HAVA DURUMU
İSTANBUL İSTANBUL

HAFTANIN YAZISI

YAZARLAR

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
SON OLARAK...
AYSUN ÇAKIR
HAREKET DİNİ
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NOSTALJİYE SIĞINMAK
Mükerrem BULUT
BU GİDİŞ NEREYE?

ALINTI YAZARLAR

HİKMET ERTÜRK
VAHYE TANIK OLMAK
MUHAMMED ZAHİR
RABBANİ TAVIR
İSLAMİ YÖNELİŞ

GAZETELER

 
İSLAMİ YÖNELİŞ
 
   

Bu sitede yayınlanan yazarlara ait yazılı dökümanlar kaynak belirtilmek suretiyle iktibas edilebilir
Sitede yeralan yazarların yazılarındakisorumluluk kendilerine aittir

Tasarım : Web-Ajans

Ana Sayfa   |   İletişim

©2005 İSLAMİ YÖNELİŞ .com. Bütün Hakları Saklıdır...
Evden Eve Nakliyat